Merkez Bankası, 2025 enflasyon hedefini “ara hedef”e çekerek siyasetten bağımsız bir gerçekçilik alanı inşa etmeye çalışıyor. Ancak Temmuz’un ardından Ağustos ayı için öngörülen %1,8 – %2 bandındaki aylık enflasyon ihtimali, Eylül ayında beklenen faiz indirimlerini rafa kaldırabilir.
Analiz, bu durumun faizleri sene sonunda %40 bandının üzerinde tutacağını ve kredi sınırlamalarıyla birleştiğinde piyasaya “can suyu” verilmesinin 2026 yılına sarkacağını öngörüyor. Özellikle kamu borçlanma maliyetlerinin savunma bütçesinin iki katına ulaşması, orta vadede daha fazla vergi ve borçlanma sarmalı riskini doğuruyor. Küresel ölçekte Scott Bessent’in “Mar-a-Lago” doktriniyle müttefikleri bile tarife baskısına aldığı bir dönemde, Türkiye’nin bu “faiz-enflasyon-vergi” kıskacından çıkması için alternatif bir hayatta kalma planı şart.
Makalenin tamamı için: Tam Metni Oku




