Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın üçüncü dünya savaşı ihtimaline yönelik yaptığı açıklamalar, küresel sistemde yaklaşan büyük kırılmanın artık yalnızca teorik bir risk olmadığını gösteriyor. Yapay zekâ kaynaklı teknolojik sıçrama, ekonomik rekabeti klasik sınırların dışına taşırken; bu alanda üstünlük sağlayan aktörün uzun yıllar boyunca sarsılmaz bir küresel hegemonya kurma ihtimali, büyük güçleri doğrudan çatışma eşiğine sürüklüyor.
Yapay zekânın yalnızca askerî ya da istihbarî yönleri değil; veri toplama, analiz etme ve ekonomik düzeni dönüştürme kapasitesi, dünya tarihinin en büyük devrimlerinden birini tetiklemiş durumda. Bu dönüşümün merkezinde yazılım ve çip teknolojileri yer alırken; ABD, Çin, Rusya ve Hindistan arasında giderek sertleşen bir “kaybetmemek” savaşı yaşanıyor.
Çip üretiminde Tayvan’ın stratejik konumu, Hollanda merkezli ASML’nin teknoloji tekelindeki rolü ve nadir toprak elementlerinde Çin’in hâkimiyeti, küresel çatışma riskini daha da artırıyor. Tüm bu denklem, yalnızca askeri değil; ekonomik, teknolojik ve jeopolitik boyutları olan bir “Büyük Kavga”ya işaret ediyor. Türkiye açısından mesele sadece masada olmak değil; doğru masada, doğru ittifaklarla yer almak zorunluluğunu da beraberinde getiriyor.
Makalenin tamamı için:
Tam Metni Görüntüle




