2026 Ekonomi Vizyonu: Asgari Ücret Pazarlıkları ve Altın Sertifikasındaki Prim Krizi | Canlı Yayın

  • ANA SAYFA
  • Canlı Yayın
  • 2026 Ekonomi Vizyonu: Asgari Ücret Pazarlıkları ve Altın Sertifikasındaki Prim Krizi | Canlı Yayın

2026 Ekonomi Vizyonu: Asgari Ücret Pazarlıkları ve Altın Sertifikasındaki Prim Krizi

18.12.2025 tarihi itibarıyla Türkiye ekonomisinin gündemi, hem milyonlarca çalışanı ilgilendiren asgari ücret tespit süreci hem de yatırım araçlarındaki dengesizlikler üzerine yoğunlaşmış durumdadır. Bu dönemde yapılan görüşmeler, sadece bir ücret belirleme süreci değil, aynı zamanda Hazine ve Maliye Bakanlığı ile TÜİK verileri ışığında şekillenen bir makroekonomik denge arayışıdır. Videoda ele alınan konular, işçi ve işveren arasındaki sosyal dengenin korunması ve finansal piyasalardaki spekülatif fiyat oluşumlarının engellenmesi açısından hayati bir önem taşımaktadır.

 

Asgari Ücrette Kritik Eşik: %30 Artış ve Sosyal Denge

Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ikinci toplantısı, pazarlık sürecinin veri setinin oluşturulması açısından kritik bir zemin teşkil etmektedir. Bakan Işıkhan tarafından daha önce belirtildiği üzere, bu aşamada iç talep verileri, maliyet enflasyonu ve sosyal denge hesaplamaları ön plana çıkmaktadır. Mevcut senaryolar incelendiğinde, başlangıçta %25 ile %28 aralığında olan zam beklentilerinin, Sayın Cumhurbaşkanı’nın “işverenlerin elini taşın altına koyması” yönündeki söylemleriyle %30 seviyelerine evrildiği görülmektedir.

Teknik olarak bakıldığında, asgari ücrette %30‘luk bir artış yapılması durumunda net ücretin 28.000 TL seviyelerine ulaşacağı öngörülmektedir. Piyasada hakim olan genel kanaat ise rakamın 27.000 TL ile 28.000 TL bandında gerçekleşeceği yönündedir. Ancak refah payı veya ek artışlarla %35 ile %40 bandına çıkılması durumunda net ücretin 30.000 TL‘yi bulabileceği ifade edilse de, bu durumun şu anki masada “en iyi ihtimalli senaryo” olarak değerlendirildiği belirtilmektedir. Nihai kararda Sayın Cumhurbaşkanı’nın yapacağı çağrının ve son dokunuşun belirleyici olması beklenmektedir.

Darphane Altın Sertifikası (S1) ve %45’lik Prim Çıkmazı

Finansal piyasalarda ise Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü tarafından 2022 yılında halka arz edilen altın sertifikaları (S1), fiziksel altın fiyatlarıyla arasındaki makasın açılması nedeniyle tartışma konusudur. Borsa İstanbul (BIST) Emtia Pazarı’nda işlem gören bu sertifikalar; stopaj avantajı, işçilik maliyetinin olmaması ve saklama kolaylığı nedeniyle yoğun talep görmektedir. Ancak bu talep, beraberinde ciddi bir “borsa primi” getirmiştir.

Verilere göre, gram altının piyasa değeri yaklaşık 5.900 TL iken, 1 gram altına tekabül eden 100 adet altın sertifikasının değeri 8.530 TL’ye kadar yükselmiştir. Fiziki altın ile sertifika arasındaki bu %45’lik fiyat farkı, piyasa dengesini bozmaktadır. Şu anda yaklaşık 5 ton altın üzerinden yürütülen bu işlemlerin, oluşan “balon” fiyatlamayı sönümlemek adına acil bir müdahaleye ihtiyaç duyduğu vurgulanmaktadır. İktisadi açıdan bu durum, tasarrufların sisteme girmemesi halinde bir “tasarruf paradoksu” yaratarak ekonomiye katkı sağlamaktan uzaklaşmaktadır.

Gelecek Projeksiyonu: Beklentiler ve Olası Riskler

Gelecek dönemde piyasaların dengelenmesi ve mağduriyetlerin önlenmesi adına şu gelişmeler beklenmektedir:

  • Arz Artışı ve Müdahale: Altın sertifikalarındaki sürdürülemez primin düşürülmesi için 500 milyon adetlik (5 ton) ihraç rakamının iki katına (10 ton) çıkarılması veya sisteme kademeli olarak yeni arz enjekte edilmesi beklenmektedir.
  • Kar Satışları Riski: Sertifikadaki aşırı değerlenme nedeniyle haber akışlarının etkisiyle büyük bir satış dalgasının başlaması ihtimali bulunmaktadır.
  • Asgari Ücret Nihai Kararı: Komisyon toplantılarının ardından Sayın Cumhurbaşkanı’nın davetiyle tarafların bir araya gelmesi ve yıl sonuna kadar toplumsal bir probleme dönüşmeden rakamın netleşmesi öngörülmektedir.
  • Sistem Dışı Tasarruf Riski: Tasarrufların finansal sisteme dahil edilememesi, ekonomik büyüme ve servet etkisi üzerinde baskı oluşturmaya devam edebilir.

Leave A Comment