İktisat tarihine yüzeysel bakmanın bedelini Türkiye defalarca ödedi. Altın standardı ve döviz çıpası gibi geçmişte denenmiş, başarısız olmuş modeller bugün hâlâ çözüm gibi sunuluyorsa sorun teoride değil, hafızadadır. Kasım 2000 ve Şubat 2001 krizlerinin merkezinde yer alan döviz çıpası deneyimi, merkez bankasının hareket kabiliyetini nasıl felç ettiğini açıkça göstermiştir. Miktarsal genişleme sorununa nostaljik reçetelerle değil; kayıt dışı ekonomiyle mücadele, vergi tabanının genişletilmesi ve kamu harcamalarında disiplinle yaklaşılmadığı sürece, “çıpa” tartışmaları yalnızca yeni bir krizin zeminini hazırlar. İktisat tarihi ezberle değil, sahada ve cesaretle yazılır; aksi halde aynı hatalar farklı isimlerle tekrar eder.
Makalenin tamamı için:
Tam Metni Görüntüle




