Ekonomide Tarımın Rolü

Türkiye ekonomisinin kırılgan yapısında tarım, uzun süredir ihmal edilen ancak stratejik önemi her geçen gün artan bir alan olarak öne çıkıyor. Küresel iklim değişikliği, gıda arz güvenliği ve jeopolitik riskler, tarımın yalnızca ekonomik değil; aynı zamanda ulusal güvenlik meselesi olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor. Bu çerçevede Türkiye’nin tarım politikalarını kısa vadeli müdahalelerden çıkarıp, çevresel ve küresel koşulları dikkate alan uzun soluklu bir planlama anlayışına taşıması zorunlu hale geliyor.

En az beş yıllık bir tarım ve hayvancılık politikasının oluşturulması, üretimden yem tedarikine kadar tüm zincirin entegre biçimde ele alınmasını gerektiriyor. Bunun yanında, ülke genelinde binleri bulan tarım kooperatiflerinin mevcut dağınık ve düşük verimli yapısından çıkarılarak, uzmanlık temelli ve rekabetçi kurumlara dönüştürülmesi büyük önem taşıyor. Akademisyenler, ziraat mühendisleri, ekonomistler ve pazarlama uzmanlarının birlikte görev aldığı modern kooperatifler, tarımda ölçek ekonomisini mümkün kılabilir.

Ziraat fakültelerinin mevcut etkinlik sorunu da bu dönüşümün kritik başlıklarından biri. Eğitim içeriklerinin güncellenmesi, fakültelerin kooperatifler ve bakanlıklarla sahada birebir çalışan uygulamalı merkezlere dönüşmesi, yeni teknolojilerin çiftçilerle buluşturulmasını hızlandıracaktır. Bu yapının tamamlayıcı unsuru olarak aracılık sisteminin azaltılması; depolama, fiyatlama ve açık artırma gibi süreçlerin kooperatifler eliyle yürütülmesi, üreticinin gelirini artırırken tüketici fiyatlarını da dengeleyebilir.

Tarımın toplum nezdindeki algısının güçlendirilmesi ve bu alanda girişimcilik ekosisteminin desteklenmesi ise uzun vadeli başarının olmazsa olmazıdır. Tarım teknolojileri, AR-GE ve start-uplar için özel finansman yapılarının kurulması, sektörü gençler ve nitelikli insan kaynağı için cazip hale getirebilir. Hollanda gibi doğal kaynakları sınırlı ülkelerin yarattığı başarı örnekleri dikkate alındığında, Türkiye’nin sahip olduğu iklim, toprak ve biyoçeşitlilik avantajıyla çok daha güçlü bir üretim modeli oluşturması mümkündür.

Son dönemde tarımsal üretim planlamasına yönelik yönetmelik hazırlıkları ve paydaşlardan görüş alınması, bu yönde atılan ilk adımlar olarak okunmalıdır. Doğru kadrolar ve kararlı bir uygulama ile tarım, Türkiye ekonomisinin yeniden dengelenmesinde kilit rol üstlenebilir.

Makalenin tamamı için:
Tam Metni Görüntüle