Güneşin Sonsuz Enerjisine Ortak Olabiliriz

Güneş Enerjisi Yatırım Fonları (GES), enerji bağımlılığı ve halka arz modeli

Türkiye yıllardır enerji ithalatına bağımlı olmanın ekonomik ve jeopolitik sonuçlarını ağır ödüyor. Petrol ve doğalgaza dayalı enerji politikaları hem cari açık hem döviz baskısı hem de büyüme üzerinde fren etkisi yaratarak uzun vadeli kırılganlıklar oluşturdu. Oysa Türkiye’nin yılda 2700 saat güneş alan bir ülke olarak sahip olduğu potansiyel, bugüne kadar tam anlamıyla ekonomik değere dönüştürülemedi. Almanya daha az güneş almasına rağmen dört kat fazla kurulu güce sahipken Türkiye hâlâ enerji bağımlılığını kaçınılmaz bir kader gibi yaşıyor.

Bu noktada çözüm, büyük ölçekli yatırımları halka açan ve tabana yayan yenilikçi bir modelden geçiyor: Güneş Enerjisi Yatırım Fonları (GES Yatırım Fonları). Hazine arazileri, orman vasfını yitirmiş alanlar ve kamunun atıl toprakları büyük güneş tarlalarına dönüştürülebilir; her GES sahası bir fon aracılığıyla halka arz edilerek tüm vatandaşların 1000 TL’den başlayan paylarla enerji üretiminin ortağı olması sağlanabilir.

Fonların SPK denetiminde, portföy yönetim şirketleri tarafından kurulması; üretimin şeffaf şekilde raporlanması; gelir dağılımının temettü modeliyle yatırımcılara aktarılması sistemin güvenilirliğini artırır. Devletin rolü yatırımcı olmak değil, düzenleyici ve teşvik edici olmak olmalıdır. Fon gelirlerinde vergi muafiyeti ve ilk kez yatırım yapanlara destek primi gibi adımlar katılımı hızla artırabilir.

Bu model enerji üretimini demokratikleştirmekle kalmaz; istihdam yaratır, bölgesel kalkınmayı destekler ve 10 yıl içinde Türkiye’nin elektrik ihtiyacının en az %25’inin GES’lerden karşılanmasına kapı aralayabilir. Böyle bir dönüşüm cari açığı düşürür, döviz ihtiyacını azaltır ve ekonomik bağımsızlığı güçlendirir. Güneş yalnızca bir enerji kaynağı değil; Türkiye için yeni bir ekonomik paradigma fırsatıdır.

Makalenin tamamını orijinal kaynağında okuyabilirsiniz:
Tam Metni Oku