İslam medeniyetinin Altın Çağı’nı mümkün kılan en önemli kurumsal yapı Beytülhikme’ydi. Bu merkez, yalnızca bir kütüphane değil; farklı medeniyetlerin bilgi birikimini sistematik şekilde toplayan, tercüme eden, geliştiren ve yeni bilimsel üretimlere dönüştüren küresel bir akıl üssüydü. Din, mezhep, dil ve ırk ayrımı yapılmaksızın dünyanın en yetkin âlimlerinin bir araya getirildiği bu yapı, Batı Rönesansı’na zemin hazırlayan bilimsel mirası inşa etti. Günümüzde üniversiteler üzerinden kurulan bilim ekosistemlerinin kökeni Beytülhikme’ye dayanırken, İslam dünyasının yeniden ayağa kalkabilmesi için bu zihinsel ve kurumsal mirasın çağın şartlarına uygun biçimde yeniden ihya edilmesi zorunlu hale gelmiştir.
Makalenin tamamı için:
Tam Metni Görüntüle




