Cemil Meriç’in hayatı, imkânsızlıklar içinde bile insan iradesinin ve zihinsel disiplinin neleri başarabileceğini gösteren eşsiz bir örnektir. Henüz genç yaşlarında ulaştığı entelektüel seviye, 38 yaşında gözlerini kaybetmesiyle ağır bir sınava dönüşmüş; ancak Meriç bu kaybı bir geri çekilme değil, başka bir zirveye tırmanma vesilesi haline getirmiştir. Onun hikâyesi bireysel azmin ötesinde, bu toprakların tarihsel mücadelesine de ışık tutar. Türkiye’nin yüzyıllardır süregelen ekonomik zayıflıklarının bedelini ağır şekilde ödediği vurgulanırken; çıkış yolunun eğitim, sermaye birikimi, üretim kültürü ve sabırdan geçtiği açıkça ortaya konmaktadır. Kurtuluş ne ortodoks ne heterodoks reçetelerde, ne de dış modellerdedir; çözüm akılda, iradede ve uzun vadeli fedakârlıkta yatmaktadır.
Makalenin tamamı için:
Tam Metni Görüntüle




