İktisat biliminin en temel ön kabullerinden biri olan “kıt kaynaklar – sınırsız ihtiyaçlar” yaklaşımı, bu yazıda köklü bir sorgulamaya tabi tutuluyor. Kaynakların sınırlı olduğu gerçeği tartışmasız kabul edilirken, ihtiyaçların sınırsız olduğu iddiasının insan doğasıyla ne kadar örtüştüğü sorgulanıyor. Yazı, asıl sınırsız olanın ihtiyaçlar değil, ihtiraslar olduğunu savunarak iktisadi düşüncede hatalı bir ilk kodlamaya dikkat çekiyor. Bu hatalı kodlamanın, bireysel ve toplumsal düzeyde insan aklını ve ruhunu rahatsız eden ekonomik sonuçlar doğurduğu vurgulanıyor. İhtiyacın ihtirasa dönüştüğü noktaların kişisel ve toplumsal dönüşüm eğrileriyle analiz edilmesi önerilirken, “kanaat” kavramı dengeleyici bir ölçüt olarak merkeze alınıyor. Özellikle Müslümanlar açısından bu yeni okumanın, maddeyle ve parayla kurulan ilişkiyi yeniden tanımlayarak daha adil, üretken ve insani bir iktisadi anlayışın kapısını aralayabileceği ifade ediliyor.
Makalenin tamamı için:
Tam Metni Görüntüle




