Anadolu’nun eşsiz jeopolitik gücü ve İslam dünyasındaki tarihsel liderlik misyonu, Türk milletine asırlardır büyük bir sorumluluk yüklemiştir. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte ekonomik kırılmalar, sermaye yapısındaki zaaflar ve antidemokratik müdahaleler bu potansiyelin tam anlamıyla hayata geçirilmesini engellemiştir. Buna rağmen 2002 sonrası dönemde elde edilen kazanımlar, Türkiye’nin doğru insan kaynağı ve yerli sermaye ile küresel dengeleri etkileyebilecek bir güce sahip olduğunu göstermiştir. Bugün gelinen noktada mesele, geçmişin hatalarından ders çıkararak insanı merkeze alan, araştırmacı ve vizyoner bir ekonomi anlayışıyla yeniden tarih yazabilme iradesini ortaya koymaktır.
Makalenin tamamı için:
Tam Metni Görüntüle




