Son dönemde swaplar hariç net döviz rezervlerinin -74 milyar dolardan -12 milyar dolara yükselmesi ilk bakışta olumlu bir tablo sunuyor. Ancak bu iyileşmenin temelinde yaklaşık 60 milyar dolarlık tarihi bir sıcak para girişi bulunuyor. Bu ölçekte bir girişin sağlıklı kabul edilebilmesi için, en az yarısı kadar doğrudan yabancı yatırımın eşlik etmesi gerekirken mevcut tabloda bunun onda biri bile gerçekleşmiş değil. Bu durum, gelen fonların kısa vadeli ve son derece oynak olduğunun en net göstergesi.
Doların adil değerinden ciddi biçimde sapmış olduğu bir ortamda bu kadar yoğun sıcak para girişinin kalıcı olması mümkün görünmüyor. Aksine, bu fonlar para arzını daha da şişirerek zaten enflasyonun temel nedenlerinden biri olan likidite fazlasını büyütüyor. Vadesi dolduğunda bu paraların çıkışı, enflasyonu yeniden sert biçimde tetikleyebilir; çıkmadığı senaryoda ise yüksek faiz yükü nedeniyle sürekli yeni para arzı üretmek kaçınılmaz hale gelir.
Önümüzdeki bir yıl hem ekonomi yönetimi hem de hane halkı açısından son derece kritik. Bu girişlerin “uçuş” algısıyla yanlış okunması, tüketimde ısrar edilmesi ve borçlanmanın artması halinde, sıcak paranın geri çekilişi hem planları bozar hem de vatandaş üzerinde ağır bir yük oluşturur. Bu fonlar kalıcı refah değil; yüksek faizli bir borç ilişkisiyle elde edilmiş geçici bir rahatlamadır. Ağır bir tedavi sürecindeyiz ve yan etkilerin geçici iyilik hissine kapılmak, iyileşmeyi riske atabilir.
Makalenin tamamı için:
Tam Metni Görüntüle




