Bu yazı, küresel ölçekte yükselen yeni bir milliyetçilik formu olan Tekno-Nasyonalizm kavramını ele alıyor. Geleneksel seküler milliyetçilikten ayrışan bu yaklaşım, teknolojiyi ve özellikle savunma sanayiini milli kimliğin merkezine yerleştiriyor. Türkiye’de benzeri az görülen bir şekilde, bu yeni milliyetçilik türü milliyetçi-muhafazakâr zeminde karşılık bulmuş; İHA ve SİHA gibi yüksek teknoloji üretimleri üzerinden genç kuşaklarla güçlü bir bağ kurmuştur. Yazı aynı zamanda, seküler milliyetçilik geleneği içinden doğabilecek bilim ve teknoloji merkezli yeni bir milliyetçilik anlayışının da sosyolojik olarak hazırlandığını vurguluyor. Bu iki hattın birleşmesi halinde ortaya çıkabilecek beşeri sermaye ve üretim potansiyeli, Türkiye için tarihsel bir fırsat olarak değerlendiriliyor.
Makalenin tamamı için:
Tam Metni Görüntüle



