Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndaki (TCMB) bayrak değişimi, ekonomide “yatırım bankacısı” modelinden yeni bir patikaya geçişin sinyali olarak okunabilir. Eski yönetimin faiz artışları ve fon arayışlarına rağmen yabancı sermaye girişinin sınırlı kalması, temel bir sorunu gün yüzüne çıkarıyor: Türk Lirası’nın adil değeri ve döviz likidite ihtiyacı.
Makale, yabancı yatırımcının enflasyon altındaki faiz ortamında “kur riski” nedeniyle çekimser kaldığını savunurken, Türkiye’nin Çin örneğinde olduğu gibi stratejik bir devalüasyon hamlesiyle ihracatçı elini güçlendirmesi gerektiğini vurguluyor. Geç kalınmış devalüasyonların tarihsel zararlarına dikkat çekilirken, ABD ve Avrupa bankacılık sisteminde biriken 1,2 trilyon dolarlık tahvil zararlarının yaklaşan küresel bir krizi tetikleyebileceği uyarısı yapılıyor. Türkiye için çıkış yolu; Batı’daki kriz öncesi adil kur dengesini kurup, sermayenin güvenli liman arayışında olduğu dönemde 2009-2013 arasındaki gibi bir yatırım merkezi haline gelmek.
Makalenin tamamı için: Tam Metni Oku




