Türkiye’de 16 aydır uygulanan parasal sıkılaşma süreci, geçmişte başarıyla sonuçlanan benzer dönemlere süre olarak benzemesine rağmen kritik bir farkla ayrışıyor. Faizler yükseltilirken, para arzı tarafında eş zamanlı olarak ciddi bir miktarsal genişleme yaşanıyor. M1, M2 ve M3 para arzındaki hızlı artış, üretim ve hizmet artışıyla desteklenmediği için enflasyonla mücadeleyi zayıflatıyor ve gelir dağılımını bozuyor. Yüksek faiz ödemeleri yeni para yaratımını tetiklerken, kamu borçlanmaları M3 para arzını şişiriyor. Bu durum Merkez Bankası’nı fazla likiditeyi faiz ödeyerek çekmeye zorlayan bir kısır döngüye sürüklüyor. Küresel ölçekte yaklaşan Japonya Merkez Bankası faiz kararı ve ABD’deki siyasi belirsizlikler ise bu kırılgan yapıyı daha da riskli hale getiriyor. Artan para arzıyla olası bir küresel fırtınaya yakalanmak, son 16 aylık sıkılaşma sürecini ciddi biçimde tehlikeye sokabilir.
Makalenin tamamı için:
Tam Metni Görüntüle




