ABD’de Bankacılık Krizi Sinyalleri Sıklaşıyor!

ABD bankacılık krizi, Standing Repo Facility, MBS ve ticari gayrimenkul riski

ABD finans sistemi yeniden stres altında. Geçtiğimiz hafta Amerikan bankalarının Fed’in acil likidite kapısı olan Standing Repo Facility üzerinden 50 milyar dolarlık borçlanmaya yönelmesi, piyasalarda endişeyi artıran kritik bir sinyal verdi. Bu rakam, kanalın kurulduğu 2021’den bu yana görülen en yüksek kullanım seviyesi. Üstelik bankalar bu kez teminat olarak 29 milyar dolarlık mortgage temelli menkul kıymetleri (MBS) gösterdi. 2008 krizinin bel kemiği olan bu varlıkların tekrar gündeme gelmesi güven sorununu büyütüyor.

Kısa vadeli fonlamanın normalde özel repo piyasasında yapılması gerekirken, orada MBS teminatlı işlemlerin faizi yükseldiği için bankalar zorunlu olarak Fed’e yöneldi. Bu da sorunların sadece likidite değil, teminat kalitesiyle de ilgili olduğunu gösteriyor. Dahası, ABD ticari gayrimenkul piyasasında ciddi bir risk birikimi var. 2026 sonuna kadar 1,5 trilyon dolarlık kredi vadesi geliyor ve teminat değerleri pandemi sonrası %30 civarında düşmüş durumda. Bu kredilerin yaklaşık %60’ının küçük ölçekli bankaların üzerinde olması sistemi daha kırılgan hale getiriyor.

Ek olarak özel finans kuruluşlarının verdiği subprime kredilerde temerrütlerin keskin biçimde artması, riskin tüketici tarafına da sıçradığını gösteriyor. Bu kredilere fon sağlayan iki orta ölçekli bankanın batması ise zincirleme risk ihtimalini güçlendiriyor. JP Morgan CEO’sunun “başka hamam böcekleri de olabilir” açıklaması boşuna değil.

Genel tablo, hem ticari gayrimenkulde hem de alt segment tüketici kredilerinde alarm zillerinin çaldığını gösteriyor. Bu nedenle ABD borsalarına yatırım yapan yerli yatırımcıların temkinli hareket etmesi, özellikle yatırım fonları üzerinden pozisyon alırken iki kere düşünmesi kritik önem taşıyor.

Makalenin tamamını orijinal kaynağında okuyabilirsiniz:
Tam Metni Oku